Zazakî News, tehlike altındaki diller arasında yer alan Zazaca’yı dijitalde görünür kılan bağımsız bir yayın platformu. Küçük bir editoryal ekip ve gönüllü katkılarla üç yılda büyüyen platform, ekonomik ve kurumsal engellere rağmen hem bir haber sitesi hem de dijital dil arşivi.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün Dünya Tehlike Altındaki Diller Atlası’nda ‘tehlike altındaki diller’ arasında saydığı Zazaca, dijitalde yeniden hayat buluyor.
Zazakî News, çekirdek bir editoryal yapı etrafında örgütlenen, esnek ve üretim odaklı bir modelle yayıncılık yapan bağımsız bir platform.
“Burası sizin eviniz, anadilinizin evi” sloganıyla, 5 Nisan 2023’te yayın yaşamına başlayan platform, farklı alanlarda yazan 15 kişilik yazar ve içerik üreticisinden oluşuyor.
Gönüllülük, serbest katkı ve dönemsel üretim üzerine kurulu sitenin editoryal sürecini çoğunlukla Genel Yayın Koordinatörü Enver Yılmaz yürütüyor. Diyarbakırlı gazeteci Yılmaz, mecranın kadrolu ve geniş bir medya organizasyonu olmamasının “bir tercih değil koşulların dayattığı bir model” olduğunu aktarıyor. Zazaca yazan ve düzenli üretim yapan insan kaynağının sınırlı olduğuna dikkat çekiyor:
“Buna karşın son üç yılda güçlü bir ağ oluşturduk. Bugün baktığımızda küçük ama etkili bir editoryal ekosistem oluştu.”
TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ ODAKLI YAYIN POLİTİKASI
Eşitlik ilkesini editoryal yaklaşımının merkezine alan mecra, her türlü ayrımcılığa karşı bir yayın politikası benimsiyor. Kadınların kamusal alandaki görünürlüğünü artıran haberler, kadın odaklı meseleler ve kadınların üretimleri yer alıyor.
Türkiye’de uzun yıllar görünmez bırakılan LGBTİ+’lar kapsayıcı, çoğulcu ve demokratik yayıncılık anlayışı kapsamında temsil ediliyor.
Kadın yazarlar ve farklı toplumsal kesimlerden içerik üreticilerinin mecrada daha fazla yer almasını isteyen Yılmaz, gelecek dönemde buna dair daha somut adımlar atmayı hedefliyor.
Sitenin aylık tekil kullanıcı sayısı, gündeme bağlı olarak 10 bin ile 55 bin arasında değişiyor. Zazaca için dijital yayıncılığın etkisi hem niceliksel hem de niteliksel verilerle ölçülüyor. Yılmaz’a göre web trafiği, sosyal medya erişimi ve etkileşim gibi veriler Zazaca içeriğe talebin arttığını ortaya koyuyor.
Yılmaz, bu sayının Zazaca gibi risk altındaki bir dil için önemini “Burada sadece bir trafik verisinden değil aynı zamanda bir dilin dijitalde yeniden görünür olmasından bahsediyoruz” sözleri ile anlatıyor.
Mecranın günlük trafiği ise gündeme bağlı olarak değişiklik gösterse de istikrarlı bir artış grafiği çiziyor. Zazakî News’te günde ortalama 4-6 arasında haber yayınlanıyor. Haberlerin yanı sıra haftalık beş köşe yazısı, biyografiler, atasözleri ve multimedya içerikler de düzenli olarak okuyucularla buluşuyor. Yılmaz, üç yılda üç binden fazla haber ve yüzlerce makale yayınlandığı bilgisini veriyor.
BİR BÜROSU YOK
Zazakî News’in bir bürosu yok, çalışmalarını çevrimiçi ortamda yürütüyor. Yılmaz, bunun bir zorunluluk ve yeni nesil medya modelinin bir parçası olduğunu dile getirse de uzun vadede bir çalışma alanı ve kurumsal bir yapı oluşturmayı amaçlıyor.

Muhabir, yazar ve yayıncılar, gönüllü ve serbest olarak Zazakî News’e katkıda bulunuyor. Mecranın bunun dışında dönemsel olarak katkıda bulunan birçok destekçisi var. Zazakî News’in bu dayanışmayla büyüdüğünü söyleyen Yılmaz, “İnsanlar sadece içerik üretmiyor aynı zamanda bu dilin yaşaması için de katkı sunuyor” diyor.
Zazakî News, bir haber sitesi olmanın yanı sıra Zazaca’yı yazılı, görsel ve işitsel üretimle kayıt altına alan bir dijital arşiv niteliğinde. Mecra, böylece hem bugünü kayıt altına alıyor hem de geleceğe aktarılacak dijital bir arşiv oluşturuyor.
BİK SİSTEMİ BAĞIMSIZ MEDYA İÇİN YAPISAL BİR ENGEL
Zazaca, Zazakî News ile görünür olsa da dijital alandaki varlığı bazı yapısal engellerle karşı karşıya. Herhangi bir kurumsal ya da resmi yapıya bağlı olmadığı için devlet kurumlarıyla ilişkileri sınırlı bir düzeyde. Yılmaz, Türkiye’de özellikle Zazaca yayıncılık alanına yönelik “mesafeli bir yaklaşımın” hâlâ sürdüğünü anlatıyor:
“Bugün Türkçe yayın yapan birçok medya kuruluşu, kamu ilanları ve reklam desteklerinden faydalanabilirken Zazakî News, bu mekanizmaların dışında kalmaktadır. Basın İlan Kurumu’nun (BİK) mevcut yapısı da ağırlıklı olarak Türkçe yayıncılığı esas almaktadır. Bu durum Zazaca gibi dillerde yayın yapan bağımsız mecralar açısından ciddi bir dezavantaj yaratmakta, eşitlik ilkesine uygun bir tablo ortaya koymamaktadır.”
Herhangi bir ilan ve reklam ağı bulunmadığı için ekonomik sürdürülebilirlik bakımından önemli zorluklarla karşılaşıyor. Mecra, Zazaca yayıncılık teknik olarak yasaklı olmasa da bu dilde yayıncılığın desteklenmemesi ve teşvik edilmemesi yüzünden kendi olanaklarıyla ayakta kalmaya çalışıyor.
Yılmaz, bu durumun yalnızca “ekonomik bir mesele değil” aynı zamanda Zazaca’nın “kamusal alandaki temsili ile ilgili yapısal bir sorun” olduğunu belirtiyor. “Buna rağmen ana dilimizde Zazaca habercilik yapmaya ve bu dili dijital alanda görünür kılmaya devam edeceğiz” diyor.

BİK’e ilan ve reklam başvurusu yapamadıklarını dile getiren Yılmaz, şunları söylüyor:
“Zazaca gibi azınlık dillerinde yayın yapan küçük ve bağımsız platformların bu sisteme dahil olması oldukça zor. Bu da aslında yapısal bir eşitsizlik yaratıyor. Çünkü siz aynı işi yapıyorsunuz ama aynı imkânlara sahip değilsiniz.”
Ayrıca arama motoru Google’ın tekelleşmiş yapısı da Zazaca gibi dezavantajlı diller açısından önemli bir engel oluşturuyor. Mecranın Google News başvurusu da ‘tanınmayan dil’ gerekçesiyle reddediliyor.
BAĞIMSIZ YAYINCILIKTA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK SORUNU
Üç yılı geride bırakan Zazakî News için en önemli sorun; ekonomik sürdürülebilirlik. Yılmaz, Zazaca gibi az temsil edilen bir dilde yayın yapan bağımsız bir platform için klasik gelir modellerinin işlemediğini kaydediyor:
“Ne düzenli bir reklam ağımız var ne de kamu ilanlarından faydalanabiliyoruz.”
Kişisel olanaklar ve gönüllülükle yola çıkan mecra için asıl motivasyonlarının dilin yaşatılması olduğunu vurguladı. Mecranın sürdürülebilirliği için profesyonel bir yapıya geçme zorunluluğunun altını çiziyor.
Öte yandan Yılmaz; News Lab Turkey’in Kuluçka Programı’nın, Zazakî News için “bir dönüm noktası” olduğunu söylüyor. Program sayesinde fikir aşamasındaki proje, işleyen bir platforma dönüşüyor.
Platform, son iki yıldır Avrupa Demokrasi Vakfı’nın (EED) sağladığı finansal destekle ayakta kalabiliyor. EED’nin desteğiyle, 45 yazılı haber, 26 podcast ve 12 video içerik için telif ücreti ödedi. Gazeteci ve yayıncılara telif vererek, Zazaca üretimlerini ilk defa sistemli bir şekilde yapmalarını sağladı. Yılmaz, bu desteğin önemini “Bu destek olmasa bu ölçekte ve bu süreklilikte yayın yapmak mümkün olmazdı” ifadeleriyle aktarıyor
Desteği Zazaca medya için “çok önemli bir eşik” olarak tanımlıyor. “Çünkü birçok kişi belki de ilk kez kendi anadilinde ürettiği içerikten gelir elde etme imkânı buldu. Bu sadece ekonomik bir mesele değil; aynı zamanda bir motivasyon ve üretim alanı yaratma meselesi. İnsanlar ürettikçe dil gelişiyor, dil geliştikçe üretim artıyor. Bu döngüyü kurmak bizim için kritik” diye konuştu.
Yılmaz, telifli haber ve içerik üretimini güçlendirerek sürdürmek istiyor. İçeriği doğru bir şekilde dağıtmak ve yönetmek gerektiği için finansal kaynak bulması durumunda bir sosyal medya editörü istihdam etmek istediğini söylüyor.

İçerik talebinin arttığı mecrada okuyucular en çok biyografi, atasözleri ve dil içerikleri ile multimedya içeriklere ilgi gösteriyor.
TAKİPÇİ KİTLESİNİN YÖNÜNÜ GENÇLER BELİRLİYOR
Zazakî News, sosyal medyada üç yılda 25 bin takipçiye ulaşıyor. Yılmaz, sosyal medyayı Zazaca’nın yeniden dolaşıma girdiği ve etkileşimin kurulduğu bir mecra olarak görüyor. Takipçilerinin önemli bir kısmını gençler oluşturuyor. Mecranın genç takipçileri özellikle Facebook’ta etkin ve video içeriklere daha fazla ilgi gösteriyor. Son dönemde ise sosyal medyada multimedya içerikler, etkileşimi artırıyor. Günlük paylaştıkları Zazaca atasözlerini yapay zekâ destekli videolarla sunuyorlar.
“Bu ses sizin sesinizdir” başlığıyla Zazaca şarkı, şiir ve hikâyelere podcastlerde yer veriliyor. Podcastler ve diğer video içerikler ise okuma alışkanlığı az olan kesimlere ulaşıyor. Böylece Zazakî News, sadece okur yazar bir kitleye değil dinleyen ve izleyen bir kitleyle de hitap ediyor. Facebook’ta gençlerin yanı sıra ileri yaştaki yurttaşlar da mecraya ilgi gösteriyorlar.
Yılmaz, sosyal medya stratejilerini sürekli değişen bir yapı içinde belirliyor. Okuyucuların ilgi alanları, tepkileri ve etkileşimlerine göre stratejiyi şekillendiriyor. Mecranın esnek, kapsayıcı ve tartışmalardan uzak duran bir yayın çizgisi olduğunu ifade etti. Herkesin kendini ifade edebileceği bir alan oluşturmaya çalışan Yılmaz, Zazakî News’i “bir kültür ajandası” olarak görüyor. Zazaca yapılan kültürel, edebi, dil bilimsel ve sanatsal her çalışma bu nedenle mecrada kendine yer buluyor.

Zazakî News, kurulduğu günden bugüne önemli bir içerik hacmine ulaşsa da en çok insan kaynağı bulmakta zorlanıyor. Editoryal sürecin büyük bir kısmını üstlenen Yılmaz’ın yoğun olduğu zamanlarda içeriklerin redaksiyon süreci aksıyor. İçerik temini konusunda çoğu zaman bir sorun yaşamıyorlar, aksine yayına hazır duruma gelmeyi bekleyen ve redakte edilmesi gereken yazılar birikiyor. Dili kontrol edemeden yayınladıkları içeriklere okuyucular “Bu metinde neden yazım kurallarına uyulmamış?” diyerek tepki gösteriyorlar. Bu da editoryal sürecin ne kadar kritik olduğunun bir göstergesi.
DİL STANDARDİZASYONUNDA YENİ BİR MERKEZ
Dil standardizasyonu mecra için diğer bir sorun çünkü Zazaca uzun yıllar sözlü olarak varlığını sürdürdü. Yılmaz, Türkiye’de özellikle Zazaca dili ve kültürü üzerine çalışan gönüllü oluşum Wate Çalışma Grubu’nun belirlediği yazım kurallarını esas alıyor. On beş yıl boyunca Zazaca habercilik yapan Yılmaz zorlanmıyor, ancak her gün yeni kavram ve ifade biçimleri ortaya çıkıyor. Bu da yeniden üretimi zorunlu kılıyor. Yılmaz, “Bu yönüyle Zazakî News, dilin standardizasyonuna doğrudan katkı sunan bir alan hâline geldi” diyor.
DİL ODAKLI YAYINCILIK ÇİZGİSİ
Kamusal alan ve sosyal medyadaki kimlik tartışmaları da mecranın baş etmeye çalıştığı zorluklardan biri. Bazı içeriklere nefret söylemi barındıran yorumlar yapılıyor. Tehdit mesajları alıyorlar.
Yılmaz, bütün bunlara rağmen “Biz bu tartışmaların hiçbirine dahil olmadık çünkü bizim için esas olan dilin kendisi” diyor:
“Bizim çizgimiz net: Dil odaklı, bağımsız ve kapsayıcı bir yayıncılık. Kimlik tartışmalarının değil dilin yaşatılmasının tarafındayız. Bu nedenle herkese aynı şeyi söylüyoruz: Bu dili seviyorsanız tartışmak yerine Zazaca yazın, üretin, katkı sunun.”
HABER SİTESİNDEN DİJİTAL ARŞİVE
Öte yandan, mecra sayesinde birçok insan Zazaca öğrenmeye başlıyor ya da dilini geliştiriyor. Mecrada haftalık olarak Zazaca ders içerikleri yayınlanıyor, okuyucuların talep etmeleri durumunda onlara ek materyaller gönderiliyor. Okuyucular Zazaca’nın farklı lehçelerine ilgi gösteriyorlar. Yılmaz, okuyuculardan “Sitenizle Zazaca öğreniyorum” gibi geri dönüşler alıyor.
Ayrıca haftalık ders içeriklerine, sadece Türkiye’deki Zazalar değil Avrupa’daki diaspora ve farklı Kürt lehçelerini konuşan kesimler de ilgi gösteriyor. Böylece Zazaca yeniden öğrenilen, geliştirilen ve günlük yaşamda kullanılan bir dile dönüşüyor. Zazakî News’te üç yılda üç binden fazla haber, okuyucularla buluşsa da Yılmaz için asıl başarı bu değil; Zazaca’nın yeni medyada dolaşıma girmesi öğrenilen, yazılan ve paylaşılan bir dile dönüşmesi. Bu da Yılmaz ve ekibi için en büyük motivasyon kaynağı. Yılmaz, “Zazakî News, bu anlamda sadece bir haber sitesi değil dilin üretildiği, tartışıldığı ve geliştiği bir alan” diyor.
SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR YAYIN MODELİ ARAYIŞI
Yılmaz, mecranın bağımsızlığını koruyarak daha sürdürülebilir ve çok kaynaklı bir finansal yapı oluşturmayı amaçlıyor. Okuyucuları için daha hedef odaklı, veri temelli ve kullanıcı davranışlarına göre şekillenen yeni sosyal medya stratejileri geliştirmeyi planlıyor. “Amacımız sadece büyümek değil doğru kitleye doğru içeriklerle ulaşmak” ifadelerini kullandı.
Gelecek üç yıldaki en önemli hedefleri; Zazakî News’i daha güçlü, sürdürülebilir ve kurumsal bir yapıya dönüştürmek. Bugüne dek büyük ölçüde gönüllülük ve sınırlı kaynaklarla yayıncılık yaptıkları mecrayı, daha planlı, istikrarlı ve büyük bir ekiple sürdürmek istiyor. Bu noktada büyüme, kurumsallaşma ve ekonomik sürdürülebilirlik hedefleri öne çıkıyor. Türkiye’de Zazaca konuşan milyonlarca kişi olmasına rağmen bu kişilerin çoğunluğu kendi dillerinde düzenli olarak içerik tüketemiyor. Mecra, bu boşluğu gelecek üç yılda daha güçlü bir şekilde doldurmayı amaçlıyor. Daha geniş bir editoryal kadro, daha güçlü bir yayın planı ve fiziksel bir çalışma alanıyla mecrayı kalıcı bir medya yapısına dönüştürmeyi hedefliyor. Şimdiye kadar çoğunlukla dış desteklerle ayakta kalsa da gelecek dönemde kendi ayaklarının üzerinde durmasını istiyor. Yılmaz için amaç sadece Zazakî News’i büyütmek değil büyütürken Zazaca’yı “dijital dünyaya kalıcı bir şekilde yerleştirmek” ve “Zazaca’nın referans medya platformlarından biri haline gelmesini sağlamak.”
Yılmaz’a göre, Zazakî News, “Büyük bütçelere sahip olmadan da bir dil için dijital bir alan açılabileceğini, bu alanın sürdürülebileceğini ve zamanla etkisini büyütebileceğini gösteren bir örnek. Bu modelin özü ise çok net: dil odaklılık, dijital görünürlük ve bağımsızlık.”


